Az önce A. dergi raflarına bakarken şöyle birşey buldu: Dergiler arasına saklanmış 4 tane kitap!
Bunu niye yazdığımı kaçıranlar için açıklayayım, şöyle bir olay var. Kütüphane kitaplarını alıyorsunuz, başkaları bulamasın diye alakasız kitapların arasına saklıyorsunuz. O kitaplar biri farkedene kadar sadece sizin tarafınızdan kullanılıyorlar. Bizim bulduğumuz kitaplar da buna iyi bir örnek. Hatta süper iyi bir örnek çünkü birisinin dalgınlıkla kitapları başka kitaplar arasına koyma ihtimalini sıfırlıyor, kitaplar üst katta bizim kütüphanede, dergiler ise alt katta, birisinin yanlışlıkla karıştırması imkansız. Titizlikle planlanmış bir olay. Ta ki A. farkedene kadar.
Şimdi bu şahıs çok şanslı. Çünkü A. bana bunu anlattığı andan itibaren bunu onun yanına bırakmamayı kafama koymuştum. İki ihtimal vardı: Ya kitapları kendi üzerime alacak ya da ben de kitapları kendi rafları dışında bir yere saklayacaktım. Böylece kitapları almak üzerine dergiler arasına geldiğinde onları yerinde bulamayacak, hafiften panikleyerek bilgisayar başına koşacaktı. Muhtemelen kütüphane görevlisi farkedip yerlerine götürmüştü. Peki ya o sırada birileri kitapları alıp kütüphane dışına çıkardıysa? Ekran başında kitapları ararken onların hala kütüphanede olduğunu görüp rahatlayacaktı. Yukarı çıkıp kitapları raftan almaya çalışacaktı. Da dan! Kitaplar yerinde yok. Kütüphane içinde, ama nerede? İşte böyle bir plan. Dı.
Çünkü benim sevgilim A. hakikaten benden çok daha iyi bir insan. Ya çok ihtiyacı varsa ve kitapları alacak yeri yoksa dedi (bilmeyenler için: Boğaziçi'nde bir öğrencinin kütüphaneden alabileceği kitap sayısı sınırlı). A'nın böyle bir özelliği var, insana dair şeyler onu benden daha zor kızdırıyor, bi şekilde benden daha empatik. Öf dedim. Öf. Fakat kitapları öyle kuru kuru yerlerine koyacak da değilim. Ne yapmalı?
Tam o sırada aklıma bunu yapana bir not bırakmak geldi. Kitapların arasında bulduğum post-itlere bir not yazıp davranışlarına bir çeki düzen vermesi gerektiğini söylemezsem çatlayacaktım. Ben de, kitapları saklayan şahısa,
sakladığı kitapları bulduğumuzu, kitapları yerlerine konmak üzere görevlilere bıraktığımızı, fakat kitapların adını not ettiğimizi, ve haftaya gelip kitapları kontrol edeceğimizi, eğer kitaplar kütüphanede gözüküyor ve raflarında durmuyorlarsa, tüm kütüphaneyi arayıp kitapların saklandığı yeri bulacağımızı ve kitapları bir daha saklamaması için kendi üzerimize alacağımızı
söyleyen bir not bıraktım.
Evet sevgili okuyucu gün geçmiyor ki bir macera daha yaşanmasın. Heyecanla bekliyoruz, hakikaten kitapları kontrol edeceğim sürekli. El mi yaman ben mi yaman, görücez. Öpüyorum sizi. Hadi bakalım.
5 kişinin elinin klavyeye gidesi geldi:
"tüm kütüphaneyi arayıp kitapların saklandığı yeri bulacağımızı"
efsanesin.
her seferinde bi kere daha sevdiğin insanlar arasında olduğum için kendimi şanslı, hatta kutsanmış falan hissediyorum.
Arkadaşı da mı yokmuş onun için alacak. Aynı anda başka biri de kütüpte görünen ama yerine olmayan aynı kitapları arayıp aynı çaresizliği yaşıyo olabilir, falan fıstık.
Sadece kütüpten çıkarıp yanında taşıması zor geldiği için de bunu yapmış olabilir dimi.
Ben de mi çok kötüyüm yahu =p
Rafları değiştirmediğin için minnettarım. Ama üstüne alsaydın çok eğlenirdim hikayesini dinlerken. =D
bu notun muhattabı olsam, cevaben "etme eyleme, köpeen oliym apla" diye yanıt yazardım. ciddiyim.
sondakika: kitabı kontrol ettim, içinde notumla beraber yerinde! fiyu!
Yorum Gönder