Cuma, Kasım 05, 2010

Evlilik

Şu an bana çok uzak olsa da etrafımdakiler dolayısıyla çevremde dolanıp duran şeyler var. Bunlardan biri, evlilik.

Facebook biliyorsunuz bir yerden sonra en çok özel hayat takibi için kullanılıyor. Bu vesile ile ben de sık sık evlenenlerin haberini almak, fotoğraflarını görmek durumunda kalıyorum. İnsanlar evleniyor.
Ki bu çok da yeni bir akım değil, son 2 yıldır yükselişte kendisi. Düğünler nikahlar sıklaştıkça kendimi de bu konu hakkında düşünür buluyorum.

Ben ne "hayatta evlenmem" ne de "mutlaka evlenmeliyim" diyenlerden olmadığım için, böyle dışardan hoş şeker bir bakışım varmış gibime geliyor. O yüzden işte, sakin sakin düşünüyorum bu konu hakkında.

En çok düşündüğüm de şu: Bir insan niye evlenir? Yalnız şey tonlamasıyla sormuyorum bunu, özür dilerim ingilizce için ama "why on earth would someone want to get married" , "aaay hayatta aklım almıyor nasıl karınca yiyor bazı insanlar %+^+!" tonlamasıyla sormuyorum. Hakikaten merak ediyorum, insanlar niye evlenir?

Hani vize yurtdışı vatandaşlık iş imkanı vsr. Tamam orasını anladık. 

Bazı insanlar evlenmeden sevişmiyorlar. Bu durumda evlilik bir insanla sevişmek için elzem oluyor. Tamam bir bekle iki bekle üç bekle de kaç yıl geçer öyle? Evet, bu da bir etkendir mutlaka. Önemli de bir etken, inkar etmiyorum. Yani sevişmek için yoldan geçen herkesle evlenilir olarak demiyorum bunu. Evli sevgili-evli olmayan sevgili terazisinde sevişebilmek bir tarafa bastırabilir tartıyı. Tamam.

Aile baskısı, rahat edememek, kendi evinde yaşamıyo olmak, sevgili ile evlenmeden aynı evde yaşayamıyor olmak. Bu da çok önemlidir herhalde. Aileniz sizin evli olmadan beraber yaşamanızı kalp krizi ile karşılıyorsa başka seçeneğiniz kalmayabilir.

Ani bir hamilelik, kürtaj karşıtlığı, doğurma isteği, özellikle çocuk için evlenmek, tamam. Bunları da anladım.

Sanırım ben şunu merak ediyorum, sevgilisi ile istediğini yapabilen, beraber yaşayabilen veya sevişebilen, herhangi bir engeli olmayan insanlar niye evlenirler? Demek ki ben evliliği kafamda hep bir sorunun bir engelin üstesinden gelmek gibi kurmuşum. Ortada o sorun (vize,  iş, sevişebilme, aile, farklı evler) yoksa, niye evlenilir, anlayamamışım. Baksanıza, "insanlar birbirlerini sevdikleri için evlenirler" çıkmadı yukarıdaki paragraflarda. İnsanlar çok aşık olabilirler, bol bol sevişirler, öpüşürler, beraber yaşarlar, beraber uyuyup uyanırlar, aynı evde beraber bir hayat kurarlar, kısmetse beraber yaşlanırlar gibi geliyor bana herhalde. Ama bunlar evlenmelerini gerektirmez, gibi geliyor herhalde. Hani aşık olmak aşılması gereken bir engel, bir sorun olmadığı için evlilik çözümüne başvurmamıza gerek yok. Gibi bir düşünce şekli. Sanırım bendeki. Concubinage, PACS diyorum ben sanırım, keşke buralarda da olsa.

Burada bir anımı anlatayım sizlere: Yazın New York'ta bir arkadaşımın arkadaşında kalmıştım. Doktorasını yeni bitirmiş bir kadın, eşi ile 3 yıldır evli. Bana bir erkek arkadaşım olup olmadığını sormuşlardı eşiyle beraber, uzun yıllardır devam eden bir ilişkim olduğunu öğrenince de bir an önce evlenmem gerektiğini söylemişlerdi. Ben daha öğrenci olduğumu, hayatın belirsizliğini, beş parasızlığımı ve -evet her zamanki soru- niye evleneyim ki zaten tarzı bir insan olduğumu söylemiştim. Karşılığında erkek arkadaşımı kaçırmamam gerektiğini, akademi ile özel hayatı dengelemem gerektiğini, eğer bu yıllar boyunca akademiye çok önem verirsem gün gelip de doktora bittiğinde ortada kalacağımı, insanın kendisini tamamen okula vermemesi gerektiğini anlatmışlardı. Yani evli olmamak eşittir kendini tamamen okula vermek,  evli olmamak eşittir hayatında ilişkiye yer olmaması. Yani geçerli tek ilişki türü, evlilik. Onun dışında beraber geçirdiğiniz yıllar, yok yıllar. Gibi bir denklem çıkmıştı ortaya. Birden bağlılık sorunu olan bir insan kategorisine düşürülmüştüm. Bir insana bağlanmanın tek yolu evlilikti çünkü ve kesin olan şuydu ki bende birşeyler yanlıştı.

Evet, nerede kalmıştık?

Saf bir evlilik reddi yapmıyorum, bir insana yıllarını verip sonra ayrıldığınızda ortada kalmak, hiçbir hak iddia edememek, beş parasız bir erkek tarafından sokağa atılmak gibi tehlikelerin yanında evlilik evet, önemlidir. O imza, bir şekilde, bir kadının yararına olabilir. Ama bunların dışında, -bu soruyu bunların dışında sorabilir miyiz veya bir cevabı var mıdır bilmiyorum ama- insanlar niye evlenirler?

Evet, bu haftanın sorusu konusu bu olsun. Bi de nolur, seni de görücez demeyin, ben asla evlenmem demiyorum ki. Neyse, hadi bakalım, pamuk parmaklar klavyeye lütfen!


6 kişinin elinin klavyeye gidesi geldi:

l1 dedi ki...

gelinlik giymek önemli bi etken benim için, hoşlanıyorum, beğeniyorum.. nikah olmasını önemsemem mesela ama o gelinliği giyebilmem için nikah gerekiyosa, kıyılır yani nedir. hoşuma gidiyo N, gidiyor napiyim

Aslı Şahin dedi ki...

Annemle bu konu uzerine epey kafa yormustuk. Yukarida saydiklarina ek, dugun yaparsan eger oldukca para kazaniyorsun. Yeni eve, yeni esyalarla tasinmaksa hedefin, para yaratmak icin bir sebep: dugun yapmak. Bir de saglik guvencesi fln gibi sorunlar var. Devlet ortaminda islerin kolaylasiyor. Tamamen "duygusal" (!) yani.

Bunun yaninda "cok asiktim" evlendim diyen de duygum. Tamemen sevisebiliyorken, beraber yasarken... Bir sebep yokken...

narsis7ekho dedi ki...

Arttırıyorum: "Öyle bi raddeye gelmiştik ki ya ayrılacaktık ya evlenecektir" diyen birden fazla insan gördüm duydum.

Ben bilmem. Bana da imkansız gelmiyor, zira yeşil kartla amarıkaya yerleşmiş arkadaşımın aklını çelmeye çalışıyorum.

nil dedi ki...

şahsen bir gün evlenirsem bunu çocuğum olsun istediğim için yaparım. he çocuğun evlilik kurumu içinde yapılması şart mı? emin değilim. bu da benim sorum :)

deryik dedi ki...

böyle bi çift tanıyorum ben. 2-3 yıldır birlikte yaşıyolardı, aileler de tepelerine binecek aileler değil. bu yaz evlendiler. o yüzden düğün dernek boyutu da sade bi kokteyl oldu. adını koymak mıdır bilemem, galiba çocuk meselesi. şu da var (en sevdiğim kalıp), mesela yurtdışında en az 5 yıl birlikte yaşamışsan, evli gibi yasal haklara sahip oluyosun, türkiyede ise sadece "saaalak saalaak". yani demem o ki "ileride bi gün ayrılırsak sağlama almak için" evlenenler de olabiliyor dediğin gibi, çelişkili ama mümkün.

tüm bunlar dışında "parmağında yüzük olsun, sahipli olduğu belli olsun" tasmacılığı da var.

çocuk farklı bi şi bence. yani evlenilmiyosa da, nüfusunda soyadı, anne baba adı vs detaylar evliymişcesine yer almalı. yine de evlilik içinde çocuk, çocuğun geleceği için sanıldığından daha önemli. günümüzde zorunlu nafaka tutarı aylık 30 TL. evet, hani o koruyucu kutsal imza, size boşandıktan sonra aylık koskocaman bir 30 TL sağlıyor ve siz onunla o çocuğu hem büyütüyor hem de okutuyorsunuz. haliyle boşanma, yasal olarak otomatikman gelen değil, dava sırasında uzlaşılan bir nafaka demek, tutanakla sabitlemek demek. bunun için de maalesef önce evli olmak gerekiyor.

yine de işte "bu işin kötü günü de var, kıçı sağlama almak lazım" diyerek evlenmek... ne bileyim, fazla cingözlük.

bu arada alakasız mesleki dip not: evlenenlerin yıllık geliri 3 yılda %70 düzeyinde artıyormuş, birleşen gelir ve azalan gider, yasal avantajlar vs sayesinde.

ikinehir dedi ki...

l1cım gelinlik giymek istemeyen biri olarak senin açıklamana katılmasam da diğer yorumların hepsine katılıyorum. deryik, evet gelir mevzusunu unutmuşum, önemli. sonuçta çözemedik bu işi, sadece rasyonel mantıklı açıklamalar da yetmeyebilir belki.

 

designer : anniebluesky : www.bloggeruniversity.blogspot.com

graphics : VLADSTUDIO : www.vladstudio.com