Aslında bunu yandaki kutucuklara eklemeyi düşünüyorum, böyle bir duvara kazınmış söz gibi orada durmalı, gelen geçen yolcuya birşeyler hatırlatmalı. Ama bir kere de burada anlatayım.
Ekşisözlük'te yazarım ve arada mesaj kutuma düşen yorumlarda en çok dikkatimi çeken şey korkunç bir üslup sorunu. İnsanlar size ağuumuğaakoğmm falan demedikleri söylediklerinde hiçbir sorun olmadığını düşünüyorlar. Yani küfür etmiyor ya işte, daha ne? O yüzden gerisi önemli değil. Blog camiasında da az karşılaştığım bir durum değil bu. Nasıl anlattığınızın ne anlattığınız yanında pek bir önemi yok. Üslup sorunu varsa, eh, nolmuş. Geç gitsin.
Sanırım şöyle bir algı var üslup konusunda. Üslup çok önemsiz, anlamsız, çok küçük bir detay. Sanki konuşandan ve yazandan bağımsız. Üslup, o kişiye dair çok şey söylemez. Üslup gözardı edilebilir. Üslup dediğin, sonuçta nedir ki, ıvır zıvır. Böyle bir algı var sanırım.
O yüzden işte, yazıyorum, üslup önemlidir, hem de çok. Üslup bana sizin kim olduğunuzu söyler. Üslubumda hata var evet, derken kendinizde olan bir hatayı dile getiriyorsunuz aslında. Benim üslubum nasıldır mesela düşündüm. Kimi yazılarım agresif ve iğneleyici. Ve evet, kimi zaman "belki de buraya yazdığımdan daha sıklıkla- öyleyim. Siz de üslubunuz neyse öylesiniz. Pasif agresif, üstten veya havalı. Saygısız ve saldırgan. Sakin veya anlayışlı. Sıcak veya yapışkan. Neyse. Evet üslup da bükülebilir, pullanabilir, iyi bir yalan aracı olarak kullanılabilir. Ama çoğulukla üslup açık eder birşeyleri. Önemlidir.
İşte o yüzden hepimizin arabamızın arkasına asmamız, bileğimizin içine dövmesini yaptırmamız, uçaklar kiralayıp kuyruğuna mesaj olarak yazmamız gereken o sözü hatırlatayım istedim.
Üslub-ı beyan ayniyle insan.
Bakın bakalım üslubunuza, ne göreceksiniz.
3 kişinin elinin klavyeye gidesi geldi:
bu şekilde hedef göstermek de üslup sorunu sayılmıyor mu? yazışmışken, o kişiyle bunları uzun uzun konuşmuşken, o kişiden içsel bir açıklama gemişken. bunu genelleme yaparak, "sorun da söyleyeyim hangi blog olduğunu" tavrıyla ve başka bir yazıyı da ekleyerek yazmak da bir tür üslup değil mi?
rica ediyorum; detaylarını bilmediğin kişisel meseleler için vicdanın seni dürterse, bir nefes al bir daha düşün tepki vermeden. vicdanının seni dürttüğü hasardan daha fazlasını açıyor olabilirsin.
anlayışın ve saygın için teşekkürler.
Mermaid,
Birincisi, isim vermiyorum, zaten üç beş kişinin okuduğu bir blogum var, gazetelere çıkmıyorum mesela, o üç beş kişinin çoğu da üniversite arkadaşlarım ve blog camiası ile, mesela senin blogun ile alakaları yok. Benim blogumun kolay kolay hedef gösterebileceğini sanmıyorum. İkincisi, tekrar, isim yok. Hedef nerede, anlamadım. Bazı insanlar tahmin edip anlayabilir, onda da bi sorun görmüyorum.
Senin burayı okuduğunu bile sanmıyordum mesela, kime taş atmışım da kimin haberi olmuş.
Üçüncüsü, hayatımdaki herşey senin etrafında dönmüyor sevgili mermaid, üslup meselesi de. Son haftalarda ve hatta son aylarda ekşisözlükte yaşadığım olaylar, mesaj kutusuna gelenler özellikle dolma noktasına getirdi beni. Bilmiyorum orada yazar mısın, nasıl bir ortam biliyor musun. Dahası, bilmiyorum farkında mısın, başka bloggerlar da var. Üslup sorunu olan tek insanın sen olduğunu sanıyorsan, yanılıyorsun. Sen onlardan birisin, tıpkı ekşi sözlüktekiler, ve başka bloggerlar gibi. Hele ki ben kendi üslup sorunuma da değinmişken yazıda, nasıl herşey saaaaaaaadece sana özel yazılmış oluyor, anlamadım.
Sen kendi bloguna içini dökebiliyorsun da ben niye dökemiyorum, hiç bilemiyorum. Hele ki isim ve link vermemeye özen göstermişken. Benim blogumda sidebar'da bile bloglara link yok. Şu halde ben de bloguma, herkesin yaptığı gibi, senin yaptığın gibi, iç döküyorum.
Velev ki isim verdim, ben mermaidin yazısı hakkında bunu düşünüyorum dedim, üslup sorunu var dedim. Velev ki insanlar gitti okudu. Sorun nerede? Yazdığının arkasında değil misin? Velev ki eleştri geldi birilerinden, nolmuş? Nolmuş mermaid, hakikaten anlamıyorum. Veya birileri benim dediklerime katılmadı, senin yazını çok beğendi? Bu da olabilir, niye olmasın. Yapmadım ya, yapsam nolurdu yani...
Belki de mesajları izinli yapıp senin bu yorumunun yayınlanmasına izin vermemeliydim. Böylece şimdi yukarıdaki mesajla senin de "hedefLERden biri" olduğun anlaşılırken ve bir tık ile "hedefe" ulaşılabilirken, yorumuna yer vermeyerek sis örtüsünü korurdum. Sonuçta, yayınlanacak yorumları itinayla seçmek, sen de böyle yapmıyor musun?
Ve aynı şekilde, anlayışın ve saygın için teşekkürler.
ikinehir ilgilenmez bu konuyla, üstünde durmaz, durmamalı. cevap bile vermemeli bana (ben kim?) sorarsan.kim ki bu arkadaş?insanlarla tartışa tartışa gazetelere kadar sesini duyurmuş,herkesin yaşadığını aşşağılayan kendi yaşadıklarını fildişi kulesinden bildiren şahsiyet.annelik duygusundan bile kendini farklı lanse etmeye çalışan,annelik duygusunu yaşayan insanları bile hor görmekten kendini alamayan garip bi varlık.ben okuyup gülüyorum şahsen.bir anne olarak yazdıklarını okuduğumda yazan bu şahsiyet olduğu için incinmedim.yoksa diyecek elbet birkaç lafım vardı.
düşünceme ihtiyacı olan biri değilsin sen ikinehir.taraf toplamak için de yazmazsın iğnelediğinde bile.sana uzak böyle şeyler.konu uzuyor gibi düşünüp silebilirsin yorumumu.birileri evinde akşama kadar sıkılıyor olabilir.bunu unutma sadece.
Yorum Gönder